|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 15 Temmuz 2010 |
|
Torosdağlarında bulunan tarihi Haçin şehri Adana kadar nüfus barındırıyordu. Ve yaşayanların büyük çoğunluğu da Ermeni asıllı idi. -Haçin şehir merkezinde ABD’den gelen mimar ASADOR Efendi, Newyork gökdelenlerini örnek alarak 7 katlı bina bile yapmıştı. -Tarihi Haçin şehri 1920 yılında 7 ay kadar süren iç savaşın son günlerinde yakılarak yok edildi. Ve yaşanan olayların9 hatırlanması bile istenmedi. -Tarihçi YURTSEVER, Haçin’de yaşanan olayların gizli belgelerini Osmanlı Arşivinde buldu.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 95 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 04 Temmuz 2010 |
|
İstanbul’un merkezindeki KARAKÖY’de limana yakın yerdeki Ziraat Bankasının yanında cadde kıyısında tarihi Merzifonlu Camisi vardı. -1958 yılında Karaköy meydanında yol açma bahanesi ile Merzifonlu camisi yeniden yapılmak üzere yıkıldı. Aradan geçen yıllar sonra bile cami yapılmadı. -Ziraat Bankasının terasında ise Osmanlı Padişahı 1909 darbesi ile işbaşından uzaklaştıran masonların düşünce önderi dul kadın ve Hiram usta heykelleri yerli yerinde duruyor. -Türkiye’nin en büyük fuhuş merkezi de Karaköy-Yüksekkaldırım-Galatakulesi yanı-Zürefa sokakta çalışmalarını sürdürüyor.
Cami ve banka terasında mason heykelleri CAMİNİN YERİNDE YELLER ESİYOR
Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 160 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 24 Haziran 2010 |
|
Kürt Yahudilerinin İsrail'deki bir törene katılmaları
-1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasından sonra izleyen yılarda ABD ve İsrail, Irak’taki Barzanilerin liderliğinde süren Kürt siyasi harekatına destek verdiler. -Molla Mustafa Barzani’nin 1957 yılında İsrail’i ziyareti ve yapılan gizli anlaşmalarla İsrail’in Irak’taki çıkarları uzun vadeli olarak desteklenmiştir. -İsrail, 2009 yılından itibaren Türkiye ile gerginleşen siyasi ilişkilerinden dolayı PKK eylemlerine arka planda destek vermektedir. -PKK’ya karşı kendi topraklarını koruyamayan Türkiye topraklarında “İSRAİL DEVLETİ” kurulmuş olacaktır. -İsrail Savunma Bakanı Şaul MOFAZ, 2009 yılında Irak’ı ziyaret ederek kendi ataları ve akrabaları ile tanışmıştır.
-Tarihi belgeler,Barzani ailesinin kökenlerinin kripto Yahudi (gizli Yahudi) olduğunu göstermektedir.
İsrail ajanları Barzani'nin yanında, Irak, 1960'lı yıllar
Aşağıda İsrail SAvunma Bakanı Moşe Mofaz, Irak ziyaretinde, 2009
Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 268 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 20 Haziran 2010 |
|
-Türkiye-Irak sınırının çizilmesi çalışmalarını ünlü İngiliz casus Gertrude Bell yönetti. -Musul-Kerkük petrol bölgesinin İngiltere sömürgesindeki Irak sınırları içinde kalması karşılığında Hakkari Sancağı Türkiye’ye bırakıldı. -Türkiye-Irak-İran arasında dil gibi uzanan ara bölge günümüzde PKK’nın kontrolündeki tampon topraklardır. Gediktepe karakol baskını da buradan gerçekleştirilmiştir.
-Türkiye-Irak sınırında en kısa zamanda sınır düzenlemesi yapılmalıdır
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 200 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 13 Haziran 2010 |
|
Google’nin kurucuları Sergey Brin ile LarryPage Yahudi asıllı internet girişimcileridir. -Google logosunu çizen Yahudi asıllı Ruth Kedar’dır. -Google’nin satın aldığı Youtube vasıtası ile Türkiye’nin tarihi değerlerine acımasızca saldıralar gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de mahkeme kararları olmasına rağmen yayın servisine devam eden Youtube’nin davranışları illegal yollardan Türkiye’de kaos ve çatışma ortamı yaratmaktadır.
-Marmara Gemisinin DoğuAkdeniz’de İsrail saldırısına uğramasından sonra Google ve Youtube dünya genelinde Türkiyeyi suçlayan bilgi ve propoganda karartması çalışmalarını yürütmektedir.
Google'nin kurucuları Sergey Brin (Sağda) ve Larry Page (Solda)
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 185 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 10 Haziran 2010 |
|
Saygıdeğer okuyucu, öncelikle son zanlarda yaşanan Türkiye ve İsrail arasındaki Gazze sorunundan kaynaklanan olayların tarihi arka planında yaşanan olaylar ile ilgili veya diğer tarihi konularda bilgi ve haberleşme için sayın hocamızın Cezmi Yurtsever’in iletişim adresleri aşağıdadır:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
-0322 453 3015
-05077083631
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 77 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 10 Haziran 2010 |
|
“AMERİKA İLE FİLİSTİN’DE SAVAŞIYORUZ”
Türkiye’nin Filistin topraklarını terk ettiği 1917 tarihinden sonra geçen 93 yıl sonra Filistin sorununa sahip çıkmasının gerekçelerini açıklayan ve Osmanlı Devleti ile ABD’nin savaş içinde olduğu görüşlerini yansıtan tarihi arka planını aydınlatan Enver Paşa’nın “KIZIL HİLAL DAMGALI” gizli belgesi Osmanlı Arşivinde bulundu. Osmanlı Arşivinde bulunan Enver Paşa’nın gizli mektupları ve ABD’li Kudüs Kolonisi’nin çektiği savaş fotoğraflarının ayrıntılarını www.cezmiyurtsever.com sitesinde de yayınlayarak bilgileri dünya kamuoyu ile de paylaşıyorum. Enver Paşa, Amerika’nın desteği ile İngiltere ve Osmanlı orduları arasında gerçekleşen 3. Gazze savaşı’nın sona erdiği 8 Ekim 1917 tarihinde “Amerika ile savaşıyoruz” mesajının verildiği gizli istihbarat raporunu Dışişleri Bakanlığı’na bildirdi. Osmanlı Arşivinde Başkumandanlık, şube-2/47420. numara 8280’de kayıtlı bulunan ve üzerinde çok gizli olduğunu yansıtan Kızıl hilal damgalı mektup da yazılanlar:
“Dışişleri Bakanlığına, Filistin’de Yahudi Hükümeti Kurulmasına Dair, Devletli Efendim Hazretleri, Amerika Birleşik Devletleri Reisi Wilson’un 17-9-1917 tarihli İsviçre gazetelerine gönderilen telgrafların içinde yazılı olanlara bakılırsa işbaşındaki Rusya Hükümeti’ne hususi bir mektup yazıp Filistin’de bir Yahudi hükümeti tesisi kararlaştırılmış olup amaçların gerçekleşmesi için çalışılacağı Rusya’nın dahi yardımda bulunması istendiği Bern Ateşe militerliğinden bildirilmiştir. Bu konuda bilgi sahibi olunması. 8 Kasım 1917. Osmanlı Ordular Başkumandan Vekili ENVER
Enver Paşa’nın kızıl hilal damgalı gizli mektubunda yazılanları doğrulayan ve Osmanlı ile ABD’nin Filistin’de İsrail Devleti ile savaş halinde olduğunu açıklayan ayrıntılı rapor Viyana Büyükelçisi Hüseyin Hilmi Paşa tarafından 14 Kasım 1917 tarihinde “Mahremdir(Gizlidir)” başlığı altında Osmanlı Dışişleri Bakanlığına bildirildi. Bahsi geçen raporda Enver Paşa’nın görüşlerini doğrulayan şu görüşlere yer verildi:
“Filistin’in bağımsız bir hükümet şekline dönüştürülerek idaresinin Musevilere verilmesi Amerika Reisicumhuru tarafından Siyonistlere söz verilmiştir. İngiltere Hükümetinin bu sözlere katıldığı Viyana’da gizlice toplanan Siyonist komitesinin Ameri ve İngiltere Siyonistlerinden gelen raporlardan öğrenildi. İngiltere Dışişleri Bakanı Balfur tarafından (Siyonizm Destekcisi) Lord Rotschild’e gönderilip hemen her memleketin basınına verilen 7 Kasım 1917 tarihli mektubun içinde yazılı olanlar adı geçen topraklarda (Filistin’de) bir İsrail Hükümetinin kurulması İngiltere’nin kesin kararıdır. 17 Kasım 1917, Viyana Büyükelçisi Hüseyin Hilmi”
Osmanlı’ya bağlı Filistin topraklarında Amerika’nın lojistik destekleri ile gerçekleşen III. Gazze savaşı sonrasında İngiliz ordusu 9 Aralık 1917 tarihinde Kudüs’e girdi. Ve sadece III. Gazze Savaşında Osmanlı ordusu 25 bin civarında asker kaybetti. Sayıları 50 bine ulaşan Osmanlı askerlerinin Filistin’in muhtelif yerlerindeki toplu mezarlarının fotoğraflarını çekme ve Arşivleme görevi Kudüs’teki Amerikan Kolonisi gerçekleştirdi. Ve çekilen fotoğraflar ABD’nin Kongre Kütüphanesi Filistin tarihi fotoğraflar bölümünde dosyalandı.
Tarihçi Yurtsever, Kızıl hilal damgalı gizli mektubu gösteriyor
Enver Paşa'nın mektebunun orjinali
Kudüs'teki Amerikan Kolonisinin çektigi Türk askerlerinin mezarı
Viyana elçisi Hüseyinh Hilmi Paşa'nın gizli mektubu
Saklanan gerçekler zamanla ortaya çıkar
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 206 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 05 Haziran 2010 |
-Osmanlı Padişahı, II.Abdülhamit, Yahudilerin Siyonist amaçlar uğruna Filistin topraklarına ve Kudüs’e yerleşmelerini engellemek için bütün yetkilerini kulandı. -Kudüs Mutasarrıflık yönetimi ile merkezden idare edilmeye başlandı.-Kudüs ve Filistin topraklarının %-80’i devlet veya vakıf arazisi olarak kabul edildi.-Siyonist hareketin lideri gazeteci Theodor Herzl’in, İstanbul’a kadar gelerek Osmanlı’nın bütün borçlarını ödeme karşılığı Filistin’e Yahudi göçüne izin verilmesi istekleri red edildi.-Abdülhamit’in 1909 yılında yönetimden uzaklaştırılması sonrası 1911 yılında çıkarılan toprak kanunları ile Filistin’eYehudi göçü önündeki bütün engeller kaldırıldı.
Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 191 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 05 Haziran 2010 |
|
-Osmanlı yönetimi 1516-1917 yıları arasında 401 yıl Filistin ve Kudüs’ü yönetimi altında bulundurdu. -Osmanlı-Türk yönetimi Hz. Ömer ve Selahaddin Eyyübi’nin uyguladığı tarihi adaleti sürdürerek farklı din mensuplarına serbestlik tanıdı. -Kanuni Sultan Süleyman Kudüs surlarını yeniden yaptırdı. Çok sayıda eser bıraktı.
-Filistin ve Kudüs’te Türklerin varlığı barış ve huzur dönemini yansıtır.
Kudüs ve çevresi
Ömer Camisi
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 114 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 25 Mayıs 2010 |
-Kemal Kılıçdaroğlu hakkında elde edilen ilk bilgilere göre, Ataları Ortaasya’dan Dersim’e gelen ve Kureyşan aşiretine mensup BALABANLI aşireti de kök akrabalığı bulunan ALEVİ-TÜRKMEN özeliği gösteren bir inanç ve geleneğe mensuptur.
-Kılıçdaroğlu’nun ataları Osmanlı’ya isyan eden “DERSİM EŞKİYALARI” olarak da bilinir.
Dersimli Kureyşan ve Balabanlı aşiret mensupları bir arada
Aşağıda Kureyşan aşireti Alevi inderlerinin buluşması resmi , Hacı Kureyş (Solda) ve Baba Mansur (Sağda)
Yorumlar (6) | Görüntüleme sayısı: 831 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 29 Mart 2010 |
|
-Elif KÖKEN, Osmaniye’de Kelebek Özel Eğitim Okulunda öğretmenlik yapıyor. -Geleneksel Ebru sanatı ile resim yapmayı sevgi ve umudu hayata tutunmayı öğrencilerine öğreten Ebru öğretmen düşüncelerini ve de dünyasını paylaşıyor. -Karanlıkları aydınlatan bir umut ışığı olan Elif Öğretmenin kendisini öğrencilerinin yerine koyarak yazdığı yazı ise bir başka güzel. -Elif Köken öğretmenimizin yazısını ve de eğitim çalışmalarını yansıtan fotoğraflarını yayınlıyorum.
-Ve de saygıdeğer Elif Öğretmene nice başarılar diliyorum.
Yorumlar (9) | Görüntüleme sayısı: 545 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 19 Mart 2010 |
-Kozan Hükümet binası 1926 yılında yandı.Geçmiş yüzyılları aydınlatan tarihi hafıza yok edildi. -Tarihçi Yurtsever, Osmanlı Arşivi ve Beyrut’taki Kilikya Ermeni kilisesi arşivlerinden bulduğu çok sayıda gizli belgeyi kullanarak KOZAN TARİHİ kitabını yazdı ve yayınladı. -Tarihçi Yusuf Halaçoğlu’nun dedesi Süleyman Efendi’nin Osmanlı’ya karşı düzenlenen Kozanoğlu isyanına adı karıştı,yakalandı ve yargılandı. -Atatürk’ten savaş ortamında 5 VAKİT KILINIZ emri belgesi de Kozan Tarihi kitabında yer aldı.
Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 426 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 21 Şubat 2010 |
|
-Genelkurmay, Menemen olayı ile ilgili olarak Arşivinde bulunan 13 adet belgeyi internet sitesinden tanıtımını yaptı. -Resmi tarihin 80 yıldan beri kamuoyuna sunduğu “Kubilay olay yerine geldi. Mehdi Mehmet’e eylemden vazgeçin çağrısında bulundu. Karşı gelenlerin dinlememesi üzerine askere ateş emri verdi. Asker manevra mermisi kullandı. Mermilerin zarar vermemesi üzerine Mehdi Mehmet: “Bana mermi işlemez, ben Mehdiyim”dedi. Ve sonra Mehdi Mehmet, Kubilayı yaraladı. Gazaz cami avlusunda da kafasından kesti” söylemlerinin doğru olmadığını olmay yerinde bulunan telgraf memuru Nail Bey’in rporundan ortaya çıkıyor. - Bir manga sürgü takılı askerler, kumandanları Kubilay Mehdi ile boğuşurken neden birdenbire ortadan kayboldular!
-Olay sonrası tehlikenin kaynağı olarak gösterilen Nakşibendi Şeyhi Esat’ın ifadesi alınmadan ihbar raporları ile hakkında idam cezası verildi. Şeyh Esat, Erbilli ve Türkmen asıllı, aynı zamanda Mehmet Akif’e hocalık yapan, Milli mücadelede Fevzi
Çakmak’a da yardımcı olan saygın bir insandı. -Genelkurmay sitesinde Menemen olayları sonrası Türkiye genelinde çok sayıda din adamının izlendiği listesi çıktı. -Adanalı Ramazanoğlu Mahmut Sami Efendi’nin adı listeyle alındı. Susturuldu. Ve Ramazanoğullarının 500 yılık Vakıflarına ait yüzlerce dükkan, hamam, cami, medresi yağmalandı. Üzücüdür ki Adana şehir merkezinde satılan ve yıkılan camileri asker kökenli şahıslar aldılar. -Bütün araştıralar Menemen olayının olayları başından beri izleyen Alay Kumandanlığı ile dönemin İçişleri Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde hazırlandığı ve uygulamaya konduğunu gösteriyor.
Genelkurmay Başkanlığı kamuoyunu Menemen olaylarını aydınlatmak amacıyla “tsk.mil.tr” internet sitesine 13 adet belge yayınladı. Menemen olaylarının görgü tanıkları, tanık belgeleri ve suçluları takip amaçlı olan belgeler içinden resmi tarihin Menemen söylemlerinin fiyaskolarını ortaya koyan bilgiler ortaya çıktı.
O
Yorumlar (4) | Görüntüleme sayısı: 730 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 13 Şubat 2010 |
|
-Ünlü İngiliz ajanı Lawrence, Osmanlı’nın 1. Dünya Harbini kaybetmesi üzerine Arabistan ve Anadolu topraklarının paylaşımını esas alan haritayı da çizdi. -Lawrence haritasında Adana ve civar bölgeyi mor renk içine alarak Ermenistan ismini verdi. -İngiliz ordusu 1918 yılı Aralık ayı sonlarında Fransızlar ile birlikte Adana’yı da işgal etmişti.
-Lawrence haritası 2006 yılında İngiltere’de sergilendi.
Lawrence'nin Türk askerlerine bıçak saplaması, Lawrence filminden
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 435 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 09 Şubat 2010 |
|
Tarihçi Cezmi Yurtsever’e ulaşmak, bilgileri paylaşmak isteyenler için iletişim bilgileri aşağıdadır:
-e-mail:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Web: www.cezmiyurtsever.com
Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 221 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 15 Ekim 2009 |
|
İnternet ortamında 25 Eylül 2009 tarihnde şahsıma gelen bir mesaj bir köy öğretmenin kendi mesleki alanında en güzel olan duygu ve düşünceleri paylaşması idi. Ve mesajda yer alan şu sözler de anlamlı idi: “
SAYIN HOCAM;
SİZİN TARİH-ÇUKUROVA TARİHİ ALANINDA ÖZELLİKLE DE ERMENİ İLİŞKİLERİ ALANINDA YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALARI TAKDİR EDEN VE ESERLERİNİZDEN FAYDALANAN BİR MESLEKTAŞINIZIM.
ÖĞRENCİLERİME TÜM SINIRLI İMKANLARIMIZA RAĞMEN MİLLİ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZİ BENİMSETMEYE, ONLARDA TARİH BİLİNCİ OLUŞTURMAYA GAYRET EDİYORUM;
ANCAK ONLARA VERDİKLERİMİ DAHA SOMUT HALE GETİRECEK, BAKIŞ AÇILARINI GENİŞLETECEK FARKLI BİR SOLUĞA İHTİYAÇ DUYMAKTADIRLAR.
SİZİN NE KADAR MEŞGUL OLDUĞUNUZU, KOŞUŞTURDUĞUNUZU ÇOK İYİ BİLİYORUM; ANCAK HADDİM DE OLMAYARAK YAVRULARIM ADINA SİZDEN BİR DİLEKTE BULUNUYORUM.
LÜTFEN ÖĞRETMENLERİNDEN BAŞKA HİÇBİR BİLGİ KAYNAĞI OLMAYAN VE BİZLERDEN BAŞKA TARİHE AÇILAN PENCERESİ KALMAYAN KÖY ÖĞRENCİLERİME O SOLUK SİZ OLUN.
Yorumlar (6) | Görüntüleme sayısı: 548 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 31 Temmuz 2009 |
|
Adana’dabahardan kalma ılık bir gündü: 26 nisan 2009 cumartesi günü. O gün şehirmerkezinde Adanalı yerel tarihçiler bir panel ortamında buluşarak “1909 YılındaAdana’da ne oldu” konusunu tartıştılar. Toplantı bitiminde İstanbul’dangelen sayın Orhan Ketenci ile tanışma imkanımız oldu. Orhan Bey, ataları olanKüçükalioğullarının Çukurova tarihindeki yeri ve bağlantıları hakkında bilgileralmaya gelmişti. Kısa görüşmemizden sonrasayın ketenci Payas’a gitti. Ve orada Küçükali Türkmen beyleri ailesinden gelenBestami Bey ile buluştu
Yorumlar (4) | Görüntüleme sayısı: 830 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 15 Mart 2009 |
|
"RECEP TAYYİP ERDOĞAN FAMİLY ROOTS...A DOSSİER ABOUT ERDOĞAN FAMİLY HİSTORY DOCUMENTS"
-Osmanlı Arşiv Araştırmaları ile elde edilen belgeler ve tarihi gelişim araştırmalarına göre Recep Tayyip Erdoğan Türk asıllı “Bagatlı” Türklerine mensuptur.
-Erdoğan’ın isyancı davranışları atalar kültüründen devralınan mirastır. -Erdoğan’ın dedesi Bagatlı Teyyup, 1917 yılında Rus askerlerine karşı gerçekleşen direnişte hayatını kaybetmiştir.
-Erdoğan’ı “Gürcü etnik kimliğinde gösteren” Wikipedia ansiklopedisinde yer alan görüşlerin değiştirilmesi gerekir.
Sayın Başbakan ERDOĞAN, -Neden "Türküm"diyemez!..
Yorumlar (25) | Görüntüleme sayısı: 12228 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 14 Ekim 2008 |
|
"15 000 TURKS SOLDİERS BLİNDED İN PRİSONER CAMP İN EGYPT"
-1. Dünya Savaşı sonunda Arabistan cephesinde 150 bin Türk askeri esir düştü.
-15 bin Türk askeri Mısır’da Esir Kampında “cerasol”banyosuna sokuldu, gözleri kör edildi.
-Yahudi kadın casus Sara AAranson, 25 bin Türk askerinin başını yaktı
-Filistin topraklarında 50 bin Türk askerinin toplu mezar belgeleri bulundu.
Filistin topraklarında (şimdiki İsrail denetimindedir) Türk askerlerinin toplu mezarı ve başındaki İngilizler
Yorumlar (11) | Görüntüleme sayısı: 2210 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 24 Eylül 2008 |
|
GERÇEKLER “TOROSLARDA GÖRÜŞÜRÜZ” KİTABINI YAZARKEN ORTAYA ÇIKTI.
Karaisalı bölgesinin tarihini araştırma çalışmalarım esnasında 1917 yılında Osmanlı ordusunda teğmen olarak olarak görev yapan Hasan adındaki askerin “Kara Bomba” müfrezesine kurarak Toros geçitlerinde düşman güçleri ile ölümüne mücadele ettiğini öğrendim. Hasan, savaş ortamında Arabistan çöllerinde Filistin cephesinde iken giydiği baş örtüsünü hiç çıkarmamıştı. Ve de omzunda kurşun yarası vardı. Arkadaşlarının da hemen hepsinin vücutları kurşun ve bomba izleri ile delik deşikti. Hasan ve arkadaşlarının Filistin’den Çukurova’ya Karaisalı dağlarına uzanan “kahramanlık destanlarını” konu edinen TOROSLARDA GÖRÜŞÜRÜZ kitabını gözyaşları dökerek yazdım.

esir Türk askerleri
İlaçlı suda banyo yaptırılarak gözleri kör edilenler
Yorumlar (18) | Görüntüleme sayısı: 4660 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 14 Eylül 2008 |
|
"PADİŞAH ABDÜLHAMİT ÇİFTLİK SOLD FRENCH COMPANY"
"OTTOMAN STATE İS SELLİNG ÇUKUROVA TO FRANCE İN 1912"
Haziran 2008 tarihi içinde Osmanlı Arşivinde Çukurova Tarihi hakkında araştırmalar yaptım. Ve 1912 yılında Osmanlı ülkesinin en büyük çiftliği olan mercimek Anavarza çiftliğinin Fransız şirketlere 75 yıl süreyle satıldığı bilgilerine ulaştım. -Fransız şirketler, araziyi doğrudan ele geçirmek için Adana’ya mühendisler başkanlığında komisyon gönderdiler. Durmuş adındaki köylü Osmanlı İçişleri Bakanlığına protesto telgrafı çekti. Cemil adındaki şahıs da Fransızları Ceyhan nehrinde boğarak öldüreceğini açıkladı. Ve Fransızların Çukurova’yı satın almayı amaçlayan çalışmaları durdu.
-Fransa’nın 1918 yılı Aralık ayında Çukurova’yı işgal etmelerinin asıl sebebi çiftlik arazisine doğrudan el koymaktır.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 1179 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 19 Ağustos 2008 |
Kahraman Kara Fatma Hatun, Bozdoğan Aşiret beyinin kızı. Kalender Paşa'dan sonra Andırdın ve Maraş yöresinde 1820-1865 yılları arazsında hükümdarlık yaptı. Kırım Harbine eskerlyeri ile katıldı. Dünya basının gündemine geldi. Mezarı Andırın Tokmaklı köyünde dere kıyısındadır.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 598 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 20 Haziran 2008 |
|
"TURKİSH HİSTORİAN YUSUF HALAÇOĞLU FALSAFİCATİON ARTİCLE ON ULUCAMİ HİSTORY"
-Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Türk Tarih kurumu Başkanıdır. Ve son yıllarda ermeni soykırım konusunda yaptığı çalışmalarla kamuoyunun yakından izlediği değerli bir Tarihcimizdir. -Ancak Halaçoğlu, Adana Ulucamisinin tanıtımı konusunda yazdığı yazılarla “Uydurma belgeler” kullanarak toplumu yanıltmıştır. -Halaçoğlu’nun yanlış bilgiler vermesinin sebebi, 1965 yılında kitap yayınlayan Adana Müze Müdürürü’nün hatalı tespitlerine dayanmasıdır.
-Halaçoğlu’nun en kısa zamanda Adana Ulucami hakkındaki yanlışlarını düzeltmesi gerekir.
Yorumlar (14) | Görüntüleme sayısı: 8988 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 12 Haziran 2008 |
|
"THOUSANDS MOSQUES SOLD İN TURKEY BETWEEN 1935-50"
Türkiye’de 1924 yılında çıkarılan Tevhidi Tedrisat Yasası ve onu izleyen 1935 tarihli Vakıf taşınmazlarını elden çıkarma yasa uygulamaları çerçevesinde 3.000’i aşkın cami ve mescit satıldı, özelliğine son verildi. -Cami ve mescit satma işlemi İstanbul, Bursa, Maraş, adana, Antep, Urfa ve Konya’da İslam/Osmanlı izlerini ortadan kaldırmak için yapıldı. -İstanbul’daki Ayasofya camisinin de kapatılmasında aynı amaç vardır. -Camilerin satılması olayının perde arkasında Türkiyeyi “Batılı-Laik devlet” olarak şekillendirmek isteyen Masonik zihniyet mensupları vardı. Çünkü o dönemde Türkiyenin yönetimi onların elinde idi.
-Türkiye’nin yakın dönem tarihine 1935-50’li yıllar arası “camilerin satılması” konusu eklenebilir mi!
Fatih'in Rumelihisarında yaptırdığı camiden kalan minare
Yorumlar (6) | Görüntüleme sayısı: 2131 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 04 Haziran 2008 |
|
"WHY OTTOMAN ARCHİEVES DOCUMENTS SOLD TO BULGARİA?
-Mayıs 1931 tarihi içinde İstanbul Defterdarlığı,”Evrakı metrukeyi tasfiye etme” düşüncesi kapsamında Osmanlı döneminden kalan 1.5 milyon tarih belgesini okkası 3 kuruş 10 paraya kuru ot ve saman fiatına Bulgaristan’a sattı. -Türk Tarihi Arşiv belgelerini satma işini M.Tekfuryan adındaki bir Ermeni şirket sonuçlandırdı. -Türkiye’nin her yerinde (il, ilçe. Köy) Osmanlı’dan kalan arşiv belgeleri yakıldı veya yok edildi, elden çıkarıldı. Yakılanlar arasında Arap harfleri ile yazılmış el yazması Kuran'ı Kerimler bile vardı. -Arşiv belgelerini satma işinin sorumlusu 1920’li yılların başlarından 1946 yılına gelinceye kadar devlet yönetiminin tepesinde bulunan Mustafa Abdülhalik Renda ve arkadaşlarının onayı ile gerçekleştirilmişti. -Ve Abdülhalik Renda, “ünlü bir masondu”. Tarihin gündeminde gerçekleştirilenler “Türk milletinin tarihine ihanet idi” ama bu suçlamayı yakıştırmayı hiç kimse üzerine almadı.-Resmi tarih çelişkilerle dolu acı gerçekleri görmek istemedi.
-Türkiye’de resmi tarihin savunucusu “fırıldak tarihciler" gerçekleri açıklayabilir mi!
Abdülhalik Renda, Osmanlı Arşivini Bulgaristan'a satışına onay veren ünlü mason
Yorumlar (9) | Görüntüleme sayısı: 2043 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 31 Mayıs 2008 |
Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı cihan devletinin en büyük hükümdarı idi.-Rus asıllı karısı Hürrem Sultan ile damadı Rüstem Paşa’nın entrikaları sonucu oğlu Mustafa adına düzenlenen “sahte mektupları” araştırma gereği duymadı. -Duygularına esir oldu, öz oğlu Mustafa’nın öldürülmesini emretti.-Rüstem Paşa’nın Sadrazamlığı 15 yıl kadar sürdü. Öldüğünde serveti sayıldı, Osmanlı ülkesinin en zengini olduğu anlaşıldı. Tarihçi Peçevi Rüstem Paşa’nın “Uçan kuştan bile rüşvet alarak” kesesini doldurduğunu yazdı.-Osmanlı Kanuni zamanında “Arşı alaya” yükselmişti, ama padişahın ayakları yere basmıyordu, gerçekleri ise hiç göremiyordu!-Osmanlı rüşvet ve iltimas belası ile içten çürümeye çökmeye başlamıştı bile… Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan "kum heykel"
Yorumlar (10) | Görüntüleme sayısı: 3437 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 14 Mayıs 2008 |
Yorumlar (3) | Görüntüleme sayısı: 2020 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 14 Mayıs 2008 |
|
Macar ressam Hristiyan kralar gibi başında taç bulunan ve kulağına küpe takmış haliyle Yavuz Sultan Selim’in portresini çizer.-Osmanlı sultanları özel eşyaları içinde hiç böyle bir taç yoktur. Gerçeği de yansıtmaz. Yavuz7un kulağına küpe taktığı görüşleri de hayalidir.
-Ve Türkiye’de devlet, yıllardır Yavuz’un küpeli resmini ders kitaplarında yayınlayarak öğrencileri yanıltmaya devam eder.
Yorumlar (11) | Görüntüleme sayısı: 2350 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 12 Mayıs 2008 |
|
"SECRET DOCUMENTS ABOUT TURKİSH SABETAİST FOLLOWERS"
Sabetaistliğin kurucusu Sabetay Sevi’nin soyundan gelen torunu Ilgaz Zorlu, Rahşan Ecevit’in asıl isminin “Raşel” ve Sabetaist olduğunu açıkladı.
-Benzer şekilde Gazeteci Mehmet Barlas’ın eşi Canan Barlas için de Sabetaist asıllı açıklamasını yaptı. -Türk Masonlarının büyük çoğunluğu Sabetaistlerin “Kapani” kolundan geliyor.-Fahri Korutürk başta olmak üzere Türkiye’de seçilen Cumhurbaşkanlarının önemli bir kısmı da Sabetaist idi.-Türkiye’de “İslam inancını” baskı altına alarak devre dışı bırakmayı amaçlayan “katı Laiklik” söylemleri ve "ATATÜRKÇÜLÜĞÜN DİNE KARŞIYMIŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ"nde Sabetaistlerin önemli yönlendirmesi var. -Türkiye’de ordu kumandanlarından önemli bir kısmı da Sabetaist inancına bağlı. -İstanbul’da Sabetaistler için Bülbülderesi mezarlığı var. Ve ilginç yazılar görüntüler yer alıyor. Not: Ilgaz zorlu açıklamalarından dolayı mahkemede yargılandı ve savunmasını ayrıntılı olarak yaptı. Türkiye’de Sabetay inancından Yahudi dinine mahkeme kararı ile geçen tek şahıs Ilgaz Zorlu’dur.
Aşağıda Sayın Ilgaz Zorlu’nun Türkiye’deki Sabetaistlerin maskesini indiren mahkeme savunması dosyasını sunuyoruz
ILGAZ ZORLU
Yorumlar (13) | Görüntüleme sayısı: 29984 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 12 Mayıs 2008 |
|
Günümüz Türkiyesini yöneten en büyük güç olarak bilinen Sabetaistlerin önderi “gizli Yahudi ve dönme” Sabetay Sevi’nin hayat hikayesidir.
Yorumlar (6) | Görüntüleme sayısı: 3152 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 12 Mayıs 2008 |
|
-Türkiye’de 2003 yılında Sabetaist hahambaşılığı resmen kuruldu. Şimdiden Ege bölgesi çoğunlukta olmak üzere 10’u aşkın Sabetay havrası açıldı. Bu sayının 100’e ulaşması için çalışmalar sürdürülüyor. Adana’da bile Sabetay Havrası açılması çalışmaları sürdürülüyor.
-Türkiye’de Dışişleri, Basın, Siyasi Partiler ve Mason localarında Sabetaislerin rolü oldukça fazla.
-Atatürk’ü küçük yaşta babası Ali Rıza Efendi, Sabetaist olan Şemsi Efendi Okulu’na niçin gönderdi.
Yorumlar (10) | Görüntüleme sayısı: 3387 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 02 Mayıs 2008 |
|
-1890’lı yılların sonlarında geldi Osmanlı ülkesine. Anadolu’yu Arabistan topraklarını yıllardır dolaştı. Barzani, Talabani, Suudiler, Şerif Hüseyin dahil çok sayıda aşiret reisleri ile görüştü. Onları para ve silah yardımı ile “satın aldı” İngiltere’ye bağladı. -Casus Lawrence emir vererek Şam-Medine hicaz demiryolu hattının havaya uçurulmasını sağladı. Filistin’de şehit düşen 10 binlerce Türk askerinin ölümünden sorumlu idi. -Kışkırttığı Şerif Hüseyin’e bağlı Arap isyancılar, Türk askerlerinin karnını “cembiye” adı verilen hançer saplayarak midede para aradılar. -Sevgilisi albay Wylie’nin Çanakkale savaşında öldürülmesinin intikamını Ortadoğu topraklarında almış oldu. -O’nun hikayesi “ŞİFRE” kitabında ayrıntıları ile açıklandı. -Türkiye’deki “resmi tarih” onun adından hiç bahsetmedi, İngiltere ile dostluk ve çıkar ilişkilerine zarar gelmesin diye… -Türkiye’de toplumu “masonların yön verdiği” tarih anlayışı ile uyuttular ve uyuşturdular.
Yorumlar (13) | Görüntüleme sayısı: 1456 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 01 Mayıs 2008 |
|
-Elde ettiğim bilgi ve belgeleri dünya kamuoyu ile paylaşmak için internet sitesi de açtım. -Şu anda ülkemiz ve dünyanın her yerinden site’ye yoğun bir giriş tartışma ve yorum yapma hareketi başladı. -Adana’dan Figen Fırtına ve arkadaşları, Andırınlı tarih meraklısı öğrencilerin yakın desteği ile sitenin izlenme sayısı hızla tırmanışa geçti.
-Site, ortak düşünceyi paylaşanların sesi olarak dünyada yankılar bulacaktır. Yardımcı olan arkadaşlara sonsuz saygılar ve teşekkürler.
Yorumlar (90) | Görüntüleme sayısı: 4498 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 29 Nisan 2008 |
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 598 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 28 Nisan 2008 |
|
-Atatürk’ün huzurundaki “Fırıldak tarih meraklıları” Hun Türklerinin bayrağı olarak sarı kumaş üzerine ejder görünüşünü yerleştirdiler. -Cumhurbaşkanlığı forsundaki Hun Devleti bayrağı böylece kabul edildi. -Bugüne kadar Hun Türklerinin ne başkenti ve ne de bayşrakları hakkında bir belge ve nesneye ulaşılamadı. -Tarih kurumu Başkanı Prof. Halaçoğlu, Tarihci Yurtsever’in bu konudaki dilekçesini “kulak arkası” etti!
-Türkiye’de kamuoyu yıllardan beri Hun Bayrağı konusunda yanıltılıyor.
Vahşet ve barbarlığın simgesi Yecüc Mecüc kavminin hayali ejder bayrağı nasıl Büyük Hun evleti bayrağı olarak kabul edildi!
Yorumlar (13) | Görüntüleme sayısı: 4618 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 28 Nisan 2008 |
|
-Tarihci Afet İnan, mimar Sinan’ın Türk ırkından olduğunun kanıtlanması için Mimar Sinan’ın türbesinin açılarak kafatasının ölçülmesini istedi. -Uzman tarihciler Mimar Sinan’ın türbesini açtılar. Kafatasını ölçtüler. Ölçüm sonuçları Türk ırkının “Brakisefal” kafatası özelliği taşımadığı görüldü. Kafatası bir torba içinde Ankara’ya götürüldü. Türk büyükleri kafatası müzesinde sergilenmek üzere. Ancak yıllar geçmesine rağmen Müze açılmadı. Kafatası da kaybedildi!
-Mimar Sinan’ın türbesinin açılarak kafatasının yerinde olup olmadığı kamuoyuna açıklanmalıdır.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 3150 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 09 Nisan 2008 |
|
-Andrın ilçesi şehir merkezi yakınından geçen kervan yolunun kıyısında tarihi bir mezar taşı dikkat çeker
-Mezar 1895 yılında Ermeniler tarafından öldürülen Abaza Durdu Bey'e aittir.
-Durdu Bey öldürüldüğü anda başında bulunan fes şekli mezar taşına yansımıştır.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 1045 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 05 Nisan 2008 |
|
-Serfiraz Sultan'ı Cazibesine kapılan Padişah Abdülmecit masrafı bir düğünle evlendi. - Serfiraz Sultan'ın lüks harcamaları, Saray Entrikalarına karışması, en görkemli sarayda yaşama isteği, ancak Avrupa'dan borç para alınarak karşılanabildi.
-İstanbul'da Saray Halkı ve paşalar saltanat sürerken Anadolu insanı aç ve perişandı.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 1941 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 05 Nisan 2008 |
|
İstanbul'da kadınların satıldığı Nuruosmaniye köle pazarı
Osmanlı'nın ekonomik çöküşü beraberinde fakirlik, cahillik ve sosyal sarsıntıları getirdi.Türk kadınlarının çalıştırıldığı ilk Genelev 1915 yılında açıldı.Fosforlu Cevriye sözleri fahişe Türk Kadınları için kullanıldı.
İstanbul düşman işgaline uğradığında yabancı askerlere bedenlerini teslim eden çok sayıda Türk/Müslüman kadın vardı.
Yorumlar (12) | Görüntüleme sayısı: 9891 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 04 Nisan 2008 |
-ABD Kongresi yüksek fiat vererek Almanya’daki bir manastır arşivinde bulunan 1507 yılında çizildiği ve “America” kıta isminin en erken yazılı olduğu ileri sürülen montajlanmış sahte haritayı tarihi belge olarak yayınladı ve dağıttı. -National Geographic, Waldsee müller’e ait olduğu ileri sürülen haritanın gerçeğini ise saklamayı tercih etti.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 1526 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 04 Nisan 2008 |
|
- -Dünyadaki Küresel güçlerin başkanı olarak bilinen David Rockefeller, kimlik kartında kendisini “Dünya Devlet adamı” olarak ilan etti. -ABD’nin süper güç olarak dünyayı yönetmesinin arka planındaki organizasyonlarda onun imzası vardır. -ABD’de 20’yi aşkın çok uluslu şirketin koordinasyonunu yapar, yönlendirir
-Irak’taki gelişmelerden de o sorumludur.
Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 2212 |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 03 Nisan 2008 |
- Şimdi Vakıflar İdaresi, adeta savaş açarak ellerinde tapu bulunan köylülerin arazilerini zorla ele geçirmenin mücadelesini veriyor.- Zengin insanlar, Ramazanoğlu soyundan geldiklerini belgeleyerek vakıflardan maaş almak istiyor.- Ramazanoğlu Vakfını kuran Piri Mehmet Paşa’nın kemikleri sızlıyor!
Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 1376 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 03 Nisan 2008 |
|
Türkiye ve Arap Topraklarını batılı ülkelere bağımlı yapan Kırmızı Hat haritası 1928 yılında Ermeni Gülbenkyan tarafından çizildi.
Türkiye’nin Kerkük ile ilgili kırmızı çizgileri var deniliyor ama… Şimdi yerle bir olmuş durumda!...
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 1344 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 03 Nisan 2008 |
|
Milli mücadelenin başarıyla bitirilmesinden sonra bağımsız Türkiye’nin dünyada tanınması için Lozan görüşmeleri başladı.
Lozan görüşmelerinde Türk delegeler arasında anlaşmazlık çıktı, Dr. Rıza Nur’un görevine son verildi.
Yahudi Hahambaşı Haim Nahum Efendi, İnönü’nün Baş danışmanı oldu ve anlaşma imzalandı.
Kıbrıs, adalar, Irak sınırı konularında Türkiye önemli kazanımlara seyirci kaldı.
Lozan anlaşmasının gizli tutanakları da günümüze kadar yayınlanmadı.
Yorumlar (10) | Görüntüleme sayısı: 3123 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 03 Nisan 2008 |
KRİSTOF KOLOMB’UN KEŞİF HARİTASI DEĞİŞTİRİLDİ!
Piri Reis’in 1513 tarihinde çizimini gerçekleştirdiği dünya haritasının Amerika kıtasını gösterir parçası ve üzerinde yazılı olan bilgiler ve şifrelerin çözme çalışmaları sonrasında Osmanlıya bağlı gemicilerin Afrika’nın batısındaki Okyanusu aşarak 4 bin mil uzaklıktaki Antilya ülkesine hicri 870 yılında miladi karşılığı 1465 yılında ulaştıkları açıklanıyordu.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 1815 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Çarşamba, 26 Mart 2008 |
“Zina ilişkisinden kaynaklanan cinayet suçundan Karsantılı Ayşe, 10 Mayıs 1938 tarihinde Adana’da Yağcami önünde idam edildi. Zina’ya idam cezası devlet kararıyla gerçekleşti. İdam infazı binlerce insanın gözleri önünde gerçekleşti.
Yorumlar (14) | Görüntüleme sayısı: 2309 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazartesi, 24 Mart 2008 |
-Atatürk’ün gizemli dünyasında olanları öğrenmek üzere Macar asıllı ünlü artist ve güzellik kraliçesi Ja Ja Gabor, Burhan Belge tarafından Türkiyeye getirildi. -Gabor, Mustafa Kemal ile 6 ay kadar birlikte yaşadığını açıklayan hatıralarını yazdı ve yayınladı. -Gabor’un ABD gizli servisine Türkiye hakkında verdiği raporlar Arşivlerden çıktı. -Gabor’u Türkiyeye getiren ve Mustafa Kemal’in yatak odasına kadar sokan geliyşmelerin arkasında bulunan Burhan Belge ünlü bir masondu.
Yorumlar (59) | Görüntüleme sayısı: 20271 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazartesi, 24 Mart 2008 |
Eşkiyabaşı İnce Memed ve arkadaşları Torosdağlarında Tuvaras vadisinde vuruldular. Cesedi at sırtında kasabaya getirildi. -Yaşar Kemal, Safiye Mehmet ve arkadaşlarının topluca öldürülmeleri olayına tanıklık etti. Ve yıllar sonra bu olayı İnce Memed romanına kaynak olarak aldı. -Şahıs isimlerini kısmen değiştirdi, Yer isimlerini de aynen verdi.
Yorumlar (10) | Görüntüleme sayısı: 3342 |
|
Devamını oku...
|
|